Atılay denizaltısı şehitleri Donanma Komutanlığı'nda anıldı

14 Temmuz 1942'de Çanakkale'ye yeni monte edilen manyetik dedektör, kablolar ve motorlara konulan dinleme cihazlarının testi maksadıyla görevlendirilen, Morto koyu yakınlarında dalarak Çanakkale Boğazı'ndan çıkan ancak planlanan sürede dönmeyen, daha sonra deniz mayınına çarparak battığı belirlenen Atılay denizaltısında şehit olan 39 denizci törenle anıldı.

15 Temmuz 2017 Cumartesi 02:52
Atılay denizaltısı şehitleri Donanma Komutanlığı'nda anıldı

Donanma Komutanlığı Gölcük Deniz Ana Üssü'ndeki Deniz Şehitleri Anıtı önünde düzenlenen törene, Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele, Harp Filosu Komutanı Tümamiral Ahmet İskender Yıldırım, Gölcük Tersanesi Komutanı Tuğamiral Aydın Eken, Denizaltı Filosu Komutanı Tuğamiral Bülent Turan, Gölcük Deniz Ana Üs Komutanı Tuğamiral Mehmet Baybars Küçükatay, Dumlupınar denizaltısının hayatta kalan son gazisi 95 yaşındaki emekli Seyir Kıdemli Başçavuş Hüseyin Akış, şehit aileleri, gaziler, emekli denizaltıcılar ve ilgililer katıldı.

Çelenk sunumu, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan törende konuşan Denizaltı Filosu Komutanı Tuğamiral Turan, Atılay'ın Cumhuriyet döneminin ilk "Ay" sınıfı denizaltıları arasında yer aldığını söyledi.

Diğer "Ay" sınıfı denizaltılar gibi Atılay'ın adının da Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından verildiğini ifade eden Turan, Atılay'ın hizmete girdikten kısa bir süre sonra Çanakkale yaklaşma sularına monte edilen manyetik alan kablolarını kontrol etmek amacıyla görevlendirildiğini kaydetti.

Turan, 14 Temmuz 1942'de Morto koyu açıklarında dalan Atılay'ın bir daha satha çıkamadığını dile getirerek, "Atılay'ın planlandığı şekilde faaliyetini tamamlayamadığının anlaşılmasını takiben aynı gün yapılan aramalarda, gemiye ait 'battı şamandıralarından' birine ulaşılmış ancak sürüklenen şamandırayla gemi arasındaki bağlantının kopmuş olması nedeniyle denizaltıyla herhangi bir irtibat kurulamamıştır." şeklinde konuştu.

"Atılay ve şehitlerimiz, hafızalarda kalmaya devam etmiştir"

Dönemin kısıtlı imkanları seferber edilerek günlerce arama kurtarma faaliyetlerine devam edilmesine rağmen Binbaşı Sadettin Gürcan komutasındaki Atılay'a ve gemideki 39 denizaltıcıya ulaşılamadığını anlatan Turan, onların şehitlik mertebesine ulaştığını, Çanakkale'nin ayrılmaz birer parçası olduğunu bildirdi.

Turan, denizlerde ilk defa bir denizaltının kaybıyla sonuçlanan Atılay faciasının Türk milletini derinden etkilediğini aktararak, facia sonrasında Atılay'a ulaşılamaması, denizaltının batış sebebiyle ilgili çeşitli ihtimallerin gündeme getirilmesine de neden olduğunu söyledi.

Kazadan yaklaşık 50 yıl sonra teknolojinin yardımıyla 39 şehidin bulunduğu Atılay'a ulaşıldığını, facianın bir deniz mayınına çarpma olduğunun kesinlik kazandığını ifade eden Turan, şöyle konuştu:

"75 yıl önce gerçekleşen bu elim olay nedeniyle Atılay'ın kaybı ve 39 personelin şehit oluşu unutulmamış, ilk günkü sıcaklığıyla hafızalarda kalmaya devam etmiştir. Bugünlere ulaşabilmemiz, bu coğrafyada başımız dik, bağımsız, hür ve saygın bir şekilde yaşayabilmemiz hiç şüphesiz bu vatan uğrunda canını seve seve feda eden şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin sayesindedir. Aziz şehitlerimiz, kahraman gazilerimiz; Sizlerin bize en değerli mirası olan gerektiğinde vatan uğrunda seve seve canını verebilme düsturu, vatan sevgimizin ve görev aşkımızın ilk ve vazgeçilmez ilkesini oluşturmaktadır. Bu ilke filomuzun marşında yer alan 'Denizlere adadık, vereceğiz bu canı. Vatanımız sağ olsun, denizaltıcı andı' dizeleriyle hiç silinmeyecek şekilde belleğimize kazınmıştır."

"Şehit ve gazilerimize sonsuz minnet borçluyuz"

Atılay Denizaltısı Komutanı Şehit Binbaşı Sadettin Gürcan'ın torunu Onur Gürcan Ergen de Atılay şehitlerini anma gününün şanlı Türk tarihindeki kahramanlık destanlarından sadece bir tanesi olduğunu kaydetti.

Bu destanlar anlatılmaya çalışılsa 365 gün 6 saatin kendilerine yetmeyeceğini ifade eden Ergen, "Denizcilik tarihine Atılay faciası olarak geçen bu olayda 39 denizci hayatını kaybetmiştir. Kumanya almak üzere Nara Burnu'ndan sahile çıkan Amasralı Ahmet Bağdat adlı er bu faciadan hayatta kalan tek kişi olmuştur. Bize bu şanlı vatanı canı pahasına savaşarak hediye eden Gazi Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, şehit dedem Binbaşı Sadettin Gürcan ve vatan uğruna savaşmış, canını vermiş şehit ve gazilerimize sonsuz minnet borçluyuz." ifadesini kullandı.

Konuşmanın ardından şehit aileleri, gaziler, askeri erkan ve diğer katılımcılar fotoğraf çektirdi.

Daha sonra Denizaltı Filosu Komutanlığı'na geçen katılımcılar buradan denize çelenk bıraktı.

Program, limandaki denizaltılarının gezilmesiyle sona erdi.

AA

banner119
Anahtar Kelimeler:
Atılay Denizaltısı
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner56

banner108